18 Aralık 2009 Cuma

Kaçış

bazen taşın üstüne yatıp tavana bakmak daha iyi gelebiliyor. emin olun şu anda çimlere uzanıp gökyüzüne bakmayı hiç istemiyorum.
tavanda kendilerine lamba takılmasını bekleyen iki tane kablo var. gayette sabırlılar. hiç kendilerine lamba takmayı düşünmedim. gidip yer lambası aldım onun yerine.
neden kaçıyorum ki?
neden anlatmıyorum ki?
tavan kan çanağına dönmüş gözlerime gürültü gibi geliyor.
neden hala konuyu değiştirmeye çalışıyorum?
derin nefes al… 10a kadar say.
beynimin sol kısmı… en büyük dertlerimden bir tanesi. özelini niye bütün dünyaya açıyorsun ki diyerek beni yazmaktan alıkoyuyor. hayatımın neresi bu kadar özel ki. sanki sağ beynim olayları olduğu gibi sunacak size.
hayır kesinlikle. sol beynin hüsnükuruntularından ibaret herşey.
çatılarından atladığım binaları omzumda taşımaktan sıkıldım, kararımı verdim, dibe vurana kadar bu zeminin üstünde böylece uzanacam. yeterince deniz seviyesindeyim zaten. dibe vurduğumda ise kazacağım ve başka bir boyutta tepede olacağım.
sadece uyurken giyilen bir pijama olmaktan sıkıldım artık.

Hiç yorum yok: